27/8/2008 · Kategori: Tezkiratul Evliya__dan

Allah Katletmiştir

 Zünnûn-ı Mısrî vefat edince yeşil bir hatla alnına:
“Bu, Allah’ın sevgilisidir. Allah’ın sevgisinden öldü. Bunu Allah katletmiştir, Allah’ın kılıcıyla ölmüştür!” diye yazdılar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/8/2008 · Kategori: Tezkiratul Evliya__dan

Sırrı Murai

Fudayl b. İyâz:

“Ulu ve Yüce Allah’ı seviyor musun? diye sorduklarında, sükut et. Zira eğer, hayır, dersen kafir olursun; evet, dersen, hareketlerin O’nu sevenlerin hareketlerine benzememektedir (Onun için sahtekar olursun).”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/8/2008 · Kategori: Tezkiratul Evliya__dan

Bir Kalb İki Sevgi


 
 
Vaktiyle Fudayl b. İyâz küçük çocuğunu kucaklamış bağrına basmış, babaların adeti üzerine okşamıştı. Küçük sormuş:
-Babacığım! Beni seviyor musun?
-Tabii seviyorum!
-Peki Allah’ı seviyor musun?
-Elbette ki seviyorum!
-Peki senin kaç tane kalbin var?
-Bir tane
-Bir kalbe iki sevgiyi nasıl sığdırabiliyorsun?

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/8/2008 · Kategori: Tezkiratul Evliya__dan

Râbiatül Adeviyye'den


 
“Ya Rabb! Eğer yarın kıyamet günü beni cehenneme gönderecek olursan, öyle bir sır faş ederim ki, cehennem bana bin yıl mesafede olan bir yere kadar kaçar.”


***

“Rabbim! Eğer cehennemden korktuğum için sana tapıyorsam, beni cehenneme at ve orada yak! Eğer cennete girme emeliyle ibadet ediyorsam, cennete girmeyi bana haram kıl! Yok eğer sırf Senin (Zatın ve rızan) için sana tapıyorsam, o zaman da baki olan cemâlini (ebedî olan hüsn-i mutlâkını temâşâ etmeyi) benden esirgeme!”



***

 

“Ya Rabb! Şayet yarın beni cehennemde yakacak olursan: “Seni dost edindim, dost dosta hiç böyle muamele eder mi?” diye feryadı basarım! Bu söz üzerine hâtiften bir avaz geldi: “Ya Râbia! Hakkımızda suizanda bulunma, hüsnüzanda bulun! Çünkü bizimle mukâlemede bulunasın diye seni dostlarımın arasında (cennette) ağırlayacağım. (Ben sana öyle bir şey yapar mıyım hiç!)”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

27/8/2008 · Kategori: Tezkiratul Evliya__dan

Ortalığı Karıştıracaksın


 
Râbia, Mekke’ye giderken günlerce kaldığı çölde:
-İlâhî! Gönlüm gamla doldu, nereye gideyim. Ben (topraktan yapılmış) bir kerpicim, O (Kâbe) ise taştan bir evdir, bana seni gerek! diye münacatta bulunmuştu. Bunun üzerine Hakk Teala vasıtasız olarak gönlüne hitap etmişti:
-Ya Râbia! Onsekizbin âlemin kanına giriyorsun! Ortalığı karıştıracaksın! Görmedin mi, Musa –as- dîdâr isteyince tecellînin bir zerresini dağın üzerine atıverdim, bunun üzerine dağ kırk parça oldu.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::