7/11/2007 · Kategori: Aska Dair Misralar

Gece





Ömürler geçti, sen yoksun, gel ey bir tanecik Ma'bud,
Gel ey bir tanecik gaib, gel ey bir tanecik Mevcud.
Ya sıyrılsın şu vahdet-gahı vahşet-zar eden hicran,
Ya bir nefhanla serpilsin bu hasir kalbe itminan.

Hayır, imanla, itminanla dinmez ruhun ye'si!
Ne afak isterim sensiz ne enfus, tamtakır hepsi!
Senin mecnununum, bir sensiz ancak taptığım Leyla;
Ezelden sunduğum şehla-nigahın mestiyim hala

Gel ey saki-i baki, gel, Elestin yadı şadolsun:
Yarım peymane sun. bir cür'a sun, tek aynı meyden sun!
Gel ey dünyaların Mevla'sı, ey Leyla-yı vicdanım,
Senin yadolduğum sinende olsun, varsa, payanım!



Mehmet Akif Ersoy

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2007 · Kategori: Aska Dair Misralar

Nigâr-ı Gülizâr Ateş


''Tecellayı cemâlinden habibim nev-bahar ateş
Gül ateş, bülbül ateş, sünbül ateş hah u har ateş

Şua-ı afitâbındır yakan bilcümle uşşakı
Dil ateş, sine ateş hem dü çeşm-i eşkibar ateş

Hayali şem-i ruyinle aceb mi yansa cân u dil?
Nigârım gelde gör kalbimde ateş ah u zar ateş.

Ümid-i afiyet besle mi bu cân yârdan hâşa
Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gülizâr ateş.''

''Güzelliğinin tecellisinden sevgilim ilkbahar ateş
Gül ateş, bülbül ateş, sümbül ateş, diken ateş

Güneş gibi parlak yüzünün ışıklarıdır bütün aşıkları yakan
Gönül ateş, sine ateş ve her iki gözümden akan yaşların hepsi ateş

O güneş yüzünün hayaliyle acaba yanar mı bu ruh ve gönül
Güzelim gel de gör kalbimde ateş, ahuzarımda ateş.

Bu can sağlık sıhhat ümit eder mi yardan hâşa
O gül bahçesinin güzeli gözlerden ateş saçar oldukça.''




Esad-ı Erbili

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2007 · Kategori: Aska Dair Misralar

Sensin Hep

Ben Ben Değilim Sensin Hep
Cânım Dediğim, Ten Dediğim Sensin Hep




Fuzûlî

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2007 · Kategori: Aska Dair Misralar

Kim Cânânı İçin Sevse

Cânı Kim Cânânı İçin Sevse Cânânın Sever
Cânı İçin Kim Ki Cânânının Sever Cânın Sever





Fuzuli

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/11/2007 · Kategori: Aska Dair Misralar

Leyla Köşesi

Gün günü ay ayı kovalarken
Beklemek bir vaktin doluşunu
Öç alan kaderin zalim oyunu
Her şey akılla kurulu akılla düzgün
Ama aklın içinde olamalı baharat gibi
Bir parça delilik
Oysa Mecnun almış bütün deliliği gitmiş
Kupkuru bir hayat kalmış ve adeta oyun bitmiş
Arzulanan zenginlik, at, kumaş ve ziyafet
Yetmez olur insana bir gün elbet
Insan hep birşey umar bekler
Ne olduğunu bilmez fakat
Fakat sonradan duruldu Leyla
Tevekkülle huzuru buldu Leyla
Ruhta kopan fırtınalar dindi
Gökten gönle sükunet indi
Anladı ki acı tatlı soğuk sıcak
Geçmiş ve gelecek ayrılmak ve kavuşmak
Hep aynı varoluşun dönüşümleri
Aydınlanışlari ve sönüşümleri
Her şey havada döner durur
Sonunda Tanrı varlığında yok olur
Ruh hürdür vücut esir
Ruh baldır beden zehir
Ruh hürdür Tanrı aşkıyla
Baglı değil yer ve zaman kaydıyla
Farketmez gelse gelmese Kays Ona
Gitse gitmese Ona Leyla
Tanrı katında buluşmuşlardır
Hakikat yurduna kavuşmuşlardır




Sezai Karakoç

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::